Gazeteci Cavidan Mehrali Rusya’dan Yazdı: ”Krizden Doğan Yeni Fırsatlar Piyasası Rusya”

Yaşadığımız bu çalkantılı yılın küresel çapta en başlıca olayı, içinde ABD`nin de rol aldığı Rusya-Ukrayna savaşı olarak kalmaktadır.

Şöyle ki, Birinci Cihan Savaşı`ndan beri kıta Avrupasında giden savaşlardan kar sağlayan ABD, bu gün de aynı mevkiyi sergilemekte, korumaktadır. Rusya-Ukrayna savaşından yararlanıp da Avrupa`yı kendine tam bağımlı hale getirmek, şu anki ABD jeopolitiğinin temel sütunlarından birini oluşturuyor. Yapılan yaptırımlardan olumsuz etkilenen ülkelerin sayısı, artık yarım yıl civarında süren savaş boyunca Rusya`nın kendisini çoktan aşmış, diğer komşu ve hatta Avrupa ülkelerini bile içermektedir. Okyanus ötesinde neredeyse Rusya`yla hiçbir ticari, enerji bağımlılığı olmayan ABD`nin baskılarıyla çar-çabuk yaptırımlara katılan AB ülkeleri, şu an kaybettikleri geleneksel, alışılmış ticaret yollarının, enerji kaynaklarının yerini dolduracak yeni imkanlar aramaktadırlar.

Tekerrürden ibaret insanlık tarihinin bu sayfasında da, bir krizin diğer fırsatlar doğurduğuna tanıklık yapmaktayız. Yaptırımlar gereği ve süresince 140 milyonluk bir nüfusa sahip Rusya`yı terk eden batı kökenli şirketler, üreticiler, arkalarında ürünsüz kalmış bir tüketici kitlesi, önü müşteri dolu boş tezgah bırakmış oldular. Savaşın gidişatında yaptırımlara katılmayan, aynı zamanda ilkeli bir duruş sergileyen Türkiye ve Azerbaycan gibi ülkeler için Rusya`nın kapıları şu an açık durumda. Aynı şekilde ağır yaptırımlar altında kalan Türkiye için de doğmuş olan bu tarihi fırsatın, hem zedelenmiş ekonomisinin onarılması, hem de Rusya`yla daha etkili bir politikanın sağlanması açısından değerlendirilmesi gerekmektedir. Geçen aylarda geçirilmiş olan Uluslararası Sankt-Petersburg Ekonomi Forumu`nda,   200-e yakın şirket, Rusya piyasasında yer almakta istekli olduklarını dile getirmiş, bir sıra gereken admlar atılmıştır. Gerçekten de şu fırsat üzere Rusya`nın ticaret, üretim, inşaat vs gibi alanlarını dolduracak şirketlerin gelecekte genel Rusya Federasyonu ekonomisinde önemli yerler alacakları analizcilerce öngörülmektedir.

Karşıda doğan fırsatlar fonunda, Asya ülkeleri coğrafyası gibi daha bir ilginç ufuk da önümüzde açılmakta, en az Rusya piyasası kadar çekici gözükmektedir. Eski Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan`ın yeni piyasalar anlamında sık sık dile getirdiği Doğu Asya ülkeleriyle ilgili açıklamalar, tarihi onayını bulmak üzeredir. Rusya Federasyonu`nun kendisince Doğu Asya ülkelerine yönelik ekonomi ve ticari hedefleri, önümüzde yaranmış Rus piyasasını bir tek satış alanı değil, Doğu ve Güney-Doğu Asya ülkelerine çıkış için köprü olarak da nitelendiriyor. Önümüzdeki ay yapılması planlaştırılan ve ilan edilen, bir sıra ülkelerin yanı sıra özellikle de Türkiye ve Azerbaycan şirketlerinin katılacağı Doğu Ekonomi Forumu`nubunun en belirgin göstergesi gibi söyleyebiliriz. Forumda buluşacak olan ülkelerin şirketleri, yeni dünya ekonomi düzenini belirleyen ilk adımları atmış olacaklardır. Tabii ki, bu günlerde, söz konusu hedefleri kendine strateji olarak belirleyen şirketlere devletin teşvik amaçlı destek eylemleri bir o kadar da hayati önem arzetmektedir.

Türkiye ve Azerbaycan şirketleri için yaranmış tarihi fırsatlardan bir diğeri ise, Rus piyasasında eskisi gibi çalışmakta devam etmeye isteği olan, lakin mecburen yaptırımlara katılarak sözügeçen ülkeyi terketmiş AB ülkeleri şirketleri, bu defa Türkiye ve Azerbaycan şirketlerini aracılığıyla yeniden yatırımlar yapıp çalışmalarını sürdürebilmesidir. Şu şekilde iki kardeş ülkenin şirketleri, hem kendilerince Rusya piyasasına hakim olma şansı yakalamış, hem de Batılı şirketleri kendilerinden bağımlı halde bu ülkede yönetmiş olacaklardır.

Soçi görüşmeleri sonucu, hepimize belli olan, cumhurbaşkanları düzeyinde hedeflenen 100 milyard dolar yıllık ticaret boyutu, görünen şu ki, kat edilmesi çok uzun olan bir yol değil, tam aksine yakın tarihimizde tanıklık edeceğimizi bir gelecektir. Son yıllarda yürüttüğü bağımsız politikasıyla diğer ülkelere de örnek olan Türkiye, bu konuda da başta Azerbaycan olmakla, birçok ülkeyi lokomotif olarak arkasınca çekmiş, yürütmüş olacaktır.

Cavidan Mehrali

Exit mobile version