GenelKöşe YazılarıManşetOrtadoğuSiyaset

Diktatörlüğün Çirkin Yüzü: Hafız Esad ve Ailesi.

Hafız Esad, 6 Ekim 1930’da Lazkiye’ye bağlı bir Alevi köyü Kardaha’da
doğdu. Orta ve lise eğitimini ağırlıklı olarak Sünnilerin yaşadığı Lazkiye şehir
merkezinde bitirdi. Tıp okumak istemesine rağmen, babasının maddi durumu
müsait olmadığından, Humus’taki Harp Okulun’a girdi ve 1955’te pilot subay
olarak mezun oldu. 1958’de uzmanlık eğitimi için Rusya’ya gönderildi, 1961
darbesinde ordudan ihraç edildi; 1963 darbesi ile Binbaşı rütbesi ile tekrar
orduya döndü. 1965 yılında Suriye Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na getirildi.
Şubat 1966’da Salah Cedid ile birlikte gerçekleştirdikleri darbe sonrası savunma
bakanı oldu. 13 Kasım 1970’de yaptığı darbe ile Salah Cedid’i tasfiye ederek
Suriye üzerinde hakimiyet kurdu.

Hafız Esad’ın iktidara gelişinden sonra Suriye’de ne gibi işler yaptığı kamuoyu
tarafından yakından bilinmektedir. Ülkede, üst düzey komutanlarının çoğunu
Nusayrilerden atayarak emrinde olan ordu ve acımasız Muhaberat örgütü ile
tam bir diktatörlük kurmuştur. En yakın arkadaşı Salah Cedid’i ise 1970’ten
1983’e kadar cezaevinde, 1983’ten 1992’ye kadar da ev hapsinde tuttuğu
söylenmektedir. Hafız, Baas Partisi’nin kurucularından Salahaddin Bitar’ı ile
Mişel Eflak’ı ülkeye çağırarak Şamda gerçekleştirdikleri görüşmeden netice
alamayan ve Esad’ın isteklerini kabul etmeyen Salahaddin Bitar tekrar
Fransa’ya döndü. Ancak 1980 tarihinde Fransa’da kaldığı apartmanda öldürttü.
Suriye’deki mevcut olan tüm İslami kurum ve STK’ları sıkıyönetim altında
tutarak binlerce müslüman kişiyi tutuklayıp cezaevlerinde işkenceler sonucu
birçoğu hayatını kaybetmiştir. Bununla kalmayıp Kürt halkının dil ve kimlikleri
yasakladı. Ayrıca vatandaşlık hakkından yoksun bırakmıştır. Orduda değişikliğe
giderek önemli mevkilere Nusayri, Dürzi ve Hıristiyanlar yerleştirdi. Siyasi ve
askeri anlayışını Sovyetler Birliği nezdinde geliştirip ittifak kurmuştur.
Dolayısıyla onbinlerce askeri eğitim görmek için Rusya’ya gönderildi. Ticaret
ise sosyalizm anlayışı kapsamında devletleştirilerek Esad Ailesi fertlerine
verildi. Ordudaki önemli mevki olan özel kuvvetlerin kumandanlığına Rıfat ve
Cemil Esad getirildi. Bu vesileyle uyuşturucu, silah ticareti, legal ve illegal
ticaretler aile kontrolu altında tutulmuştur. Esad Ailesi bu durumdan hem askeri
hem bürokratik egemenliklerinin üzerinde hakimiyet kurması ile büyük bir
servetini de sahibi oldu. Devlet içinde ‘’ Şebbiha ‘’ adı verilen bir örgüt kurarak
binlerce cinayetin işlenmeştir. Artan baskı ve ekonomik sıkıntılardan dolayı
İhvan-ı Müslimin’lerin ayaklanmasını orantısız bir şekilde bastırmıştır. Şehri
günlerce havadan ve karadan bombalatarak yerle bir etme emrini vermiştir. Bu

katliam da ise 40 bin kişi hayatını kaybetmiştir. ‘’ Hama Katliamı’nı daha
detaylı bir şekilde diğer bir köşe yazımla ele alacağım ‘’
İran-Irak savaşı’nda İran’ı destekleyip Irak’a karşı durmasıyla İran’la sıkı
ilişkiler geliştirmiştir. 1990’daki Köfrez Savaşı’nda da Irak’a karşı uluslararası
Batılı güçlerin yanında yer aldı. Bununla kalmayıp Türkiye’ye karşı PKK lideri
Abdullah Öcalan’ın 1980’nin ortalarından, 1988’ni sonlarına kadar Suriye’de
kalmasına izin vermiştir. Rıfat Esad, 1984’te Hafız Esad’a karşı darbe
kalkışmasının başarısızlığı nedeniyle yurt dışına gitmek zorunda kaldı. Esad,
kendisinden sonra Suriye’nin başına geçmek üzere hazırladığı oğlu Albay Basil
Esad; Ocak 1994’te sabah erken saatlerinde Şam yolunda şüpheli bir kaza ile
ölmüştür. Gelecek ile ilgili planları sekteye uğramaması için Londra’da eğitim
gören oğlu Beşşar Esad’ı çağırmak zorunda kaldı. Hafız Esad’ın ölümünden
sonra gerekli düzenlemeler yapılarak yerine oğlu Beşşar Esad geçti. Küçük
Esad, Babasından devraldığı iktidarının ilk yıllarında kısm demokratik açılımlar
başlattı. Bu kısmi demokratik açılımların ana hedefi ülkedeki gerginliği
hafifleştirmekti. Ancak babası devrinden kalan ekonomik ve sosyal sıkıntılar
halen devrinde de mevcut olması ve gittikçe yükselmesi halk arasında gerginliği
yaygınlaştı. O sıralarda Tunus’ta başlayan Arap Baharı’nın hızlı bir şekilde
Arap coğrafyasında yayılması Suriye’yi de etkilemiştir. Başta Dara, Humus ve
Halep olmak üzere olayların yaşandığı şehirleri bombalattı. Bugüne kadar ise 1
milyona yakın Suriyeli hayatını kaybetti, 6 milyon ise ülkeyi terk etmek
zorunda kaldı. Baas Partisinin tarihini tek bir kelime ile anlatmak istersek:
tasfiye ve zulümden ibarettir.

Selam ve Saygılarımla.
Vesim TOKATLI.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyicinizi kapatarak tekrar deneyin.